Çoğu kurum yetkinlik matrisini yanlış yerden kurmaya başlıyor: personelden. Doğrusu görevden başlamak. Altı adımda çalışan bir matris.
Yetkinlik matrisi, kimin hangi işi yapmaya yetkin olduğunu tek bakışta gösteren bir tablodur. Satırlarda yetkinlikler, sütunlarda personel bulunur; kesişimde o kişinin o yetkinlikteki seviyesi yazar. Basit görünür, ama uygulamada çoğu matris ilk altı ayında terk edilir.
Terk edilme sebebi neredeyse her zaman aynıdır: matris personelden başlanarak kurulmuştur.
"Ahmet neleri yapabiliyor?" sorusuyla başlarsanız, her yeni personel için matrise yeni satırlar eklemek zorunda kalırsınız. Matris büyür, tekrar eder ve kısa sürede kimsenin bakmadığı bir dosyaya döner.
Doğru soru şudur: "Bu görevi yapan birinin neleri bilmesi gerekir?"
Görev sayısı personel sayısından çok daha azdır ve çok daha yavaş değişir. Görevden başlarsanız matris kendiliğinden sınırlı kalır.
"Mühendis" bir unvandır, görev değil. Görev, yapılan işin kendisidir: "Kazan bakım teknisyeni", "Forklift operatörü", "Vardiya amiri".
Ayırt edici soru: iki kişi aynı işi yapıyorsa aynı görevdedir — unvanları farklı olsa bile.
Çoğu orta ölçekli işletmede 15-40 arası gerçek görev çıkar. Bundan çok daha fazlası çıkıyorsa büyük ihtimalle unvan listeliyorsunuzdur.
Her görev için "bu işi yapan biri neleri bilmek zorunda?" sorusunu yanıtlayın. Yetkinlikleri üç kaynaktan toplayın:
Bu adımın çıktısı görev–yetkinlik eşleştirmesidir. Bir kişi bir göreve atandığında hangi yetkinliklerin ondan beklendiği artık otomatik bellidir.
En yaygın hata, 1-5 arası bir ölçek seçip tanım yazmamaktır. Tanımsız ölçekte "3" her değerlendiricide farklı anlama gelir ve matris ölçüm olmaktan çıkar.
Dört seviye çoğu işletme için yeterlidir:
Her seviye için davranışsal tanım yazın: "yapabilir" değil, "hangi koşulda neyi yapabilir". Değerlendirici tanımı okuyup karar verebilmelidir.
Ayrıca iki durum kodu ekleyin: Muaf (o yetkinlik o kişi için geçerli değil) ve Askıda (sağlık raporu, görev değişikliği vb.). Bu iki kod olmadan matris yanlış hesaplanır — muaf hücreler yeterlilik oranının paydasına girmemelidir.
Bir skorun arkasında ne olacak? Bunu matrisi doldurmadan önce kararlaştırın:
Denetimde sorulan soru "matrisiniz var mı" değildir. Sorulan soru "bu 3'ü neye dayanarak verdiniz"dir. Kanıt kuralı olmayan matris denetimde işe yaramaz.
Yetkinlik kalıcı değildir. Sertifikaların süresi dolar, tazeleme eğitimleri gerekir, uzun süre yapılmayan iş unutulur.
Her yetkinlik için tekrar periyodu belirleyin (ör. yüksekte çalışma 24 ay, ilk yardım 36 ay). Süresi dolan skor otomatik olarak geçersiz sayılmalıdır.
Bu adım atlanırsa matris zamanla olduğundan iyi görünür — en tehlikeli hata budur. Kağıt üzerinde %90 yeterlilik, gerçekte süresi dolmuş sertifikalar.
Matris bir rapor değil, bir çalışma listesidir. Kurum düzeyinde bir yeterlilik hedefi belirleyin (ör. zorunlu yetkinliklerde %85) ve açığı olan hücreleri eğitim planına dönüştürün.
Her ay bakılacak üç sayı yeterlidir:
İlk matrisinizi Excel'de kurmanızda sakınca yok; hatta yukarıdaki altı adımı Excel'de düşünmek kolaydır. Sınır genelde şurada gelir:
Bu noktada matrisi bir sisteme taşımak gerekir. Skill Monitoring tam olarak bu altı adımı uygulamak için tasarlandı: görev–yetkinlik profilleri, tanımlı ölçek, kanıt ekleri, otomatik geçerlilik takibi ve değişikliklerin denetim izi.
Ürünün ekranlarını tanıtım sayfasındaki ürün turundan giriş yapmadan inceleyebilirsiniz.